Doğumsal Kalp Hastalıkları

Doğumsal kalp rahatsızlıkları aslında gebeliğin en erken dönemlerinde ortaya çıkabilen ve bebeğin doğumundan itibaren kalbinde görülen yapısal rahatsızlıklardır. Araştırma ve incelemelere göre doğumsal kalp hastalıkları, 1000 bebekten 7’sinde görülmektedir. Anne adayı ve baba adaylarında, 2. dereceden akrabalarda da bu rahatsızlık varsa doğacak olan bebeğin de bu hastalığı taşıma ihtimali artış göstermektedir.

Doğumsal kalp rahatsızlıkları; kalp odacık duvarlarındaki delikler, kalp damarlarında ve kapaklarında damar darlıkları şeklinde kendini gösterebilmektedir. Daha ağır hastalıklar ise kalbin bir bölümünün ya da damarların hiç gelişim göstermemesi gibi hastalıklar olarak bilinmektedir. Ancak bu durumlar meydana geliyorsa tedavi süreci oldukça uzun geçebilmekte ya da tedavi olmamaktadır.

Doğumsal Kalp Hastalıklarının Nedenleri

Doğumsal kalp hastalıklarının büyük bir kısmında neden bilinmemektedir. Bazı hastalıkların ise genlerle aktarıldığı şeklinde bulgular da ortaya konulmaktadır. Down sendromu ve Turner sendromu gibi genetik hastalıklarda doğumsal kalp hastalıkları görülme riski oldukça yüksek bir orandadır. Bunların dışında bilinen bazı nedenler; anne adayının gebelik esnasında bulaşıcı hastalık geçirmesi ve radyasyon gibi kanserojen ortamlarda bulunması olarak açıklanmaktadır. Geri kalan kalp hastalıkları da çevresel faktörler sayesinde oluştuğu gözlenmektedir.

Doğumsal Kalp Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

Doğumsal kalp hastalıkları çok çeşitli olduğundan dolayı bazı durumlarda hiç belirti gözlemlenmezken bazı durumlarda ise belirtiler kendini çok ağır şekilde gösterebilmektedir. Genellikle bebeklerde doğumsal kalp hastalıklarının belirtileri; morarma, emerken yorulma, hızlı solunum, nefes almada zorlanma, beslenme güçlüğü ya da üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde kendini göstermektedir.

Doğumsal Kalp Hastası Çocuklarda ve Bebeklerde Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar

Doğumsal kalp hastası çocuk ve bebeklerde kalbin enfeksiyon almaması ve solunum yollarında bir enfeksiyon oluşmaması için yeteri sıcaklıktaki bir ortamda yaşamalarını sağlamak gerekmektedir. Bu hastalığı taşıyan çocuklarda hareketin kısıtlanmaması ve aksine spor yaptırılması gerekmektedir. Ancak aşırı efor gerektirecek olan ağır sporların yaptırılması durumunda çocuğun rahatsızlığı artabilmektedir.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here